Tarih 29 Aralık 2009, 16:38. Yazan keyifliblog.
Etiket:
bakan, cindoruk, darbe, derin darbe, dp, haber, haberler, komplo, ordu, politika, siyaset, türk, türkiye
DP Genel Başkanı Hüsamettin Başbakan Yardımcısı Arınç'a yönelik suikast iddialarına yönelik 'çarpıcı' sözler söyledi.
Türkiye'nin çivisinin çıktığını ve çatışmaya doğru gittiğini savunan Cindoruk, suikast iddiasıyla ilgili olarak, “Suikast yapılacaksa, Sayın Arınç'a sıra gelmez. Yani birileri suikast yapmaya başlarsa, Sayın Arınç'tan başlamaz” dedi.
“SUİKAST YAPILACAK BİR SÜRÜ İSİM VAR”
Cindoruk, “Suikast, askerin amaçlarını elde etmek için yeterli bir araç değil” dedi. Gözaltına alınan subayların, adres tespiti yaptıklarını savunan Cindoruk, “Sayın Arınç'a bir suikast olursa, arkasında 300 kişi bekliyor Bakan olmak için. Çok da ciddi bir iş gibi gelmedi bana. Arınç, suikastin hedefi olma sırasında birinci sırada değil. Ona gelinceye kadar bir sürü isim var” diye konuştu.
SAVCILAR GENELKURMAY'I BASAMAZ
Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda yapılan aramaları da eleştiren Cindoruk, “Devlet kurumları birbirleriyle yazışarak bilgi toplar. Eğer Cumhuriyet Başsavcısının bir bilgi isteği varsa, bunu Genelkurmay'a bildirir. Gidip karargah basmaz. Bu bir güvensizlik işaretidir. Çok önemli bir hadisedir. Görülüyor ki; devletin iki önemli kurumu birbirine güvenmiyor, birbirini arıyor. İnanılır şey değil. Aradıkları bilgi neyse, ortada devletin resmi kurumu Genelkurmay varken, neden böyle bir arama yapılsın?” dedi.
“ŞARTLAR OLUŞURSA DARBE OLUR”
Vakit Gazetesi'nin haberine göre, İsmet İnönü'nün “Bir ihtilal yapmanın peşinde değilim. Ama şartlar oluşursa bu olur. O zaman sizi ben de kurtaramam” sözlerini hatırlatan Cindoruk, “Bu, İnönü gibi tecrübeli, başından darbeler geçmiş bir siyasetçinin sözüdür. Ben bunu hep aklımda tutmuşumdur. Nitekim dediği de çıktı” dedi. Savcıların ve polisin karargaha girmesinin çatışmaya yol açacağını savunan Cindoruk, şunları söyledi: “Savcı ve polis bir şey öğrenmek istiyorsa, iki satırlık bir tezkereyle askerî kesimden alabilir. İşte o noktaya gelirse, İnönü'nün dediği olur. Benim ordudan hiç şüphem yok. Ben ordumuza güveniyorum.”
Tarih 29 Aralık 2009, 15:06. Yazan keyifliblog.
Etiket:
beste, haber, ismail türüt, izle, mahkeme, müzik, tv, türk, türkiye, yayın
''Plan Yapmayın Plan'' şarkısı ile ''Suçu ve suçluyu
övdükleri'', ''Halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettikleri'' gerekçesiyle
yargılanan türkücü İsmail Türüt, ''Ozan Arif'' olarak tanınan Arif
Şirin ve kendi internet sitesinde klibe link veren Zeynel Abidin Mutlu
beraat etti.
İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, İsmail Türüt ve Arif Şirin ile avukatları katıldı.
Duruşmada söz alan Arif Şirin, herhangi bir suç işlemediğini belirterek, beraatini istedi.
İsmail Türüt de beraat istemine katıldığını bildirdi.
Davayı
karara bağlayan hakim, İsmail Türüt, Arif Şirin ve Zeynel Abidin Mutlu
hakkında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil
olmadığından her iki suçtan da beraatlerine hükmetti.
Hakim,
tutuksuz sanık Hakan Öztekin'in, Arif Şirin'in yazdığı ve İsmail
Türüt'ün okuduğu şarkıyı internet ortamında söz ve yazılara uygun
olarak resimlendirip klip şekline getirdiği için ''suç ve suçluyu
övme'' suçu işlediğine karar verdi.
Öztekin'i, bu nedenle 1 yıl
5 ay 15 gün hapis cezasına çarptıran hakim, sanığın yeniden suç
işlemeyeceğini göz önüne alarak hükmün açıklanmasını geri bıraktı.
Türüt,
duruşma sonrası adliyeden ayrılırken basın mensuplarına yaptığı
açıklamada, adalete sonsuz bir güveni olduğunu ve bu kararı
beklediklerini söyledi.
Davanın olması gerekenden daha uzun
sürdüğünü savunan Şirin ise bazı medya mensupları ve belirli
gazetelerin bilinçli olarak haklarında olumsuz yayın yaptığını öne
sürdü.
Dava, Arif Şirin'in yazdığı, İsmail Türüt'ün
seslendirdiği ''Plan Yapmayın Plan'' adlı şarkıya hazırlanan ve bazı
internet sitelerinde yayımlanan klipte, Hrant Dink cinayeti
sanıklarının övüldüğü yönündeki şikayet üzerine yürütülen soruşturma
sonucu açılmıştı.
Tarih 29 Aralık 2009, 15:02. Yazan keyifliblog.
Etiket:
cübbeli ahmet, din, fetullah, gülen, haberihaberler, hoca, islam, islami medya, tarikat, zaman
Cübbeli Ahmet Hoca’dan Zaman gazetesi başta olmak üzere diğer 'İslami Medya’ya boykot çağrısı geldi.
Bu çağrı İsmail Ağa cemaati Fethullah Gülen Cemaati'ne savaş mı ilan etti sorusunu gündeme getirdi.
Cübbeli
Ahmet Hoca, Mehdilik meselesini konu ettiği vaazında "İslamcı Medya"nın
para karşılığı Adnan Oktar’ın reklamını yapmak sureti ile Müslümanları
ifsat ettiğini iddia etti.
İşte Cübbeli Ahmet Hoca’nın sözleri:
İSLAMİ MEDYA DİĞERLERİNDEN DAHA ZARARLI
İslami
Medya diye geçinip de bütün milletin evine giren fakat öbür kötü
gazetelerden daha zararlı inançlar millete aşılayan bu medya, İslami
geçindikleri halde bunlardan şikâyetçiyiz.
HEDEFTE ZAMAN GAZETESİ VE İSLAMİ MEDYA VAR
Adam buna para veriyor, evine çoluk-çocuğuna okutturuyor.
Orada yazıyor “İslamın hükümlerinin hepsinin tatbik edilmesi gerekli değildir.”
Bende, gazete bende.
Sormayın hangi gazete onu da sen anla!
Herkesin evine giren gazete, bedava dağıtılan gazete.
“Amentüde ittifakımız var” aynı gazetede çıktı.
“Yahudi ve Hıristiyan amentüsü ne ise benim amentüm o diyor”
Ya, bunu hangi çıplak gazete yapabilir.
AMENTÜDE İTTİFAKIMIZ VAR!
Cübbeli Hoaca'nın isim vermeden eleştiri oklarını çevirdiği gazete Zaman Gazetesi.
Bilindiği
gibi Zaman Gazetesi yazarı Ahmet Şahin 17.04.2000 tarihli Zaman
Gazetesi'ndeki Köşe yazısında “Zaten dikkatlice bakıldığında
görülecektir ki ehl-i kitapla temel noktalarda birlikteyiz. Daha meşhur
ifadesiyle amentüde ittifakımız vardır. Çünkü Allah'ın gönderdiği
kitapların hemen hepsinde tekrarlanan amentüdür: Allah birdir.
Peygamberler haktır. Melekler vardır. Kitaplar gönderilmiştir. Ahiret
vardır. Ölen insanlar bir gün dirilecek, yaptıkları iyiliklerin
mükafatını, kötülüklerin de mücazatını göreceklerdir.” şeklinde bir
görüş ortaya atmış ve bu görüş Fethullah Gülen ve Vatikan önderliğinde
sürdürülen Dinlerarası Diyalog çalışmasında önemli rol oynamıştı.
Tarih 29 Aralık 2009, 14:46. Yazan keyifliblog.
Etiket:
bilim, cep, cep telefonu, haber, haberler, müzik, süper, teknoloji, vergi, yeni, yeni yıl, yenilik
Maliye Bakanlığının ''Özel İletişim Vergisi Genel Tebliği'' Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.
Mobil telefon aboneliğinin ilk tesisinde (operatör değişiklikleri
hariç) alınan maktu vergi, 1 Ocak 2010'da yeniden değerleme oranı
çerçevesinde yüzde 2,2 oranında artacak.
Maliye Bakanlığının ''Özel İletişim Vergisi Genel Tebliği'' Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.
Buna
göre, bu yıl için 31,10 lira olarak uygulanan maktu vergi tutarı, 1
Ocak 2010 tarihinden itibaren 31,78 lira olarak alınacak.
Tarih 11 Aralık 2009, 15:27. Yazan keyifliblog.
Etiket:
erkek, haber, haberler, kadın, magazin, seyahat, seyehat, tuvalet, uçak, uçuş
İngiltere'de 2002 yılında düzenlenen 3. Big Brother yarışmasının galibi
Kate Lawler'ın, erkek arkadaşıyla uçak tuvaletinde seks yaptığı iddia
edildi.
İddiaya göre 29 yaşındaki Kate Lawler, erkek arkadaşıyla tuvalete
girdikten sonra kapıyı kilitledi. Yolculardan Emma Wilcockson,
hosteslerden birinin tuvaletin kapısına vurarak çifti dışarı
çıkardığını söyledi. Yerlerine dönen çift, yolcuların ifadelerine göre
"kıkırdıyordu." Ancak Lawler'ın menajeri Chris Barratt iddiaları
yalanladı ve "Kate bunları yapmış olamaz, çünkü uçmaktan çok korkar.
Kesinlikle çok gergin olur ve koltuğundan asla kalkmaz. Bunlar doğru
değil ve biz gülüp geçiyoruz" açıklamasını yaptı.
Tarih 15 Haziran 2009, 11:24. Yazan keyifliblog.
Etiket:
beddua, dua, haber, haberler, hayat, hürriyet, iftira, insan, magazin, türk, türkiye, vakit, yaşam
Tarih 18 Mart 2009, 16:33. Yazan keyifliblog.
Etiket:
akp, banka, destek, ekonomi, faizsiz bankacılık, haram, helal kazanç, ihlas finans, keriz, kredi, kriz, müslüman, para
İ L E T İ Ş İ M
---------------------------------------------------------------------------------------------
Telefon : 0 (212) 454 12 00
Faks : 0 (212) 454 16 16
Adres : Tasfiye Halinde İhlas Finans Kurumu A.Ş. - 29 Ekim Cad. No: 23
34197 YENİBOSNA - İSTANBUL
Tarih 18 Mart 2009, 16:26. Yazan keyifliblog.
Etiket:
akp, banka, faizsiz kazanç, haram, ihlas finans, kredi, mudi, para, yağdanlık
700 milyon dolara yakın alacağı olan 69 bin 872 kişiye ’kur çok arttı, kriz var’ bahanesi ile Eylül ayından bu yana da tam 6 aydır ödeme yapılmıyor. Yasal bir pürüzle karşılaşmamanın formülü ise belli: Eşi benzeri görülmemiş bir AKP propagandası.
Tarih 18 Mart 2009, 16:06. Yazan keyifliblog.
Etiket:
banka, enver ören, faizsiz kazanç, haram para, helal para, iflas finans, ihlas finans, islami banka, para, zehir zıkkım, ödeme
“Huzur verecektin, Sibel Turnagöl verdin. Mukaddesat verecektin, Seda Sayan verdin. Milliyetçilik verecektin, Amerikancılık verdin. Ahlak verecektin, "Vur patlasın çal oynasın" verdin. "Saadeti Ebediye" verecektin, Sibel Can verdin. Dindarlık verecektin, "Biz radikal değiliz" verdin. "İhlas" verecektin, alemin ünlülerine doğum günü hediyesi olarak cip verdin. "Bizim de bir televizyonumuz olsun" diyenlerin hem parasını, hem duasını aldın. Karşılığında. Derin bir hayal kırıklığı, pişmanlık ve çile dolu bir iç çekiş verdin. Ve en sonuna en büyük numaranı yaptın: En Mehmetçik, en milliyetçi, en ahlakçı televizyon verecektin. Tuttun, hepimize en babasından taptaze bir Murdoch verdin. Yani. Sattın "Huzur veren televizyonu". Hayırlı, uğurlu, huzurlu olsun. Bilmiyorum... Bu satıştan sonra için rahat mı? Koydun mu kafanı yastığa, hemen dalabiliyor musun uykuya? "Ulan ne büyük bir operasyon yaptık" falan diye elde ettiğin ekonomik başarının keyfini sürüyor musun? Ne diyelim? En iyisi "Ah Enver Abi ah" diyelim ve ötesini söylemeyelim.”
Aslında Enver Abi için burada ifade edilenlerle de bir sorunum yok. TGRT’yi “Gazino TV”ye dönüştürmesiyle de…
Ne yaparlarsa yapsınlar, hesabını bize değil Allah’a verecekler.
Benim İhlas Finans ile ilgili bir sorunum da yok. Ne yakınlarımın ne de kendimin İhlas’da parası batmış değil. Ama Asıl sorun yıllardır İhlas Finans mağduru olan 226 bin Mudinin alacaklarında.
Fakat meslek hayatımda gördüğüm en büyük hadiselerden birisi bu. İhlas Finans’a güvenip birikimlerini faizsiz banka sisteminde değerlendirmek isteyen yüz binlerce kişinin parasının bir anda yok olması...
Şimdi madem TGRT’yi sattınız, herhalde sıra İhlas Finans’dan alacaklı olan Ayşe Teyze’nin hac parası, Mehmet Dede’nin emekli parası, Tuğba kızımızın çeyiz parasını geri vereceksiniz.
Siz “ödüyoruz filan” diyorsunuz da bu İhlas Finans mudileri neden hala ağlayıp duruyorlar! Kime ne ödüyorsunuz, ödediğiniz paralar toplam mevduatın yüzde kaçına tekabül ediyor?
AK Parti hükümetinin en büyük vurdumduymazlıklarından birisi İhlas Finans mağdurlarının kayıpları ile ilgilenmemesidir. Oysa bu kesimin çoğu oyunu AK Partiye vermiştir!
Batan özel bankalarda parası olan herkes parasını son kuruşuna kadar devletten Aldı. Ama İhlas Finans mağdurları özel finans kurulaşlarının hesaplarına devlet garantisi olmadığından ortada kaldı. İşin garip tarafı da İhlas Finans’ı kim batırdıysa o tasfiye ediyor. Hükümetin artık bu kangren haline gelmiş konuya el atması şarttır.
Masumların bedduaları arşı deler Enver Bey. Bunu sizin bizden daha iyi bildiğinizden şüphem yok. Size hacca gitmek için biriktirdiği parayı, ev almak için emeklilik parasını, kızının çeyizi için sizde değerlendirdiği ve sizin bunları batırdığınız paraları verin artık.
Hürriyet yazarı Ahmet Hakan Coşkun’dan
Tarih 18 Mart 2009, 16:01. Yazan keyifliblog.
Etiket:
banka, finans, haber, haberler, hortum, ihlas finans, kredi, mudi, para, sanayi, ödeme
İhlas Finans Kurumu battığında ardında 1 milyar doların üzerinde alacağı olan 200 bin İhlaszede bırakmıştı. Tasfiyeyi TMSF değil, Sanayi Bakanlığı yürütünce ödemeler ağır aksak ilerledi. Tasfiyenin 5 yılda bitirilmesi gerekirken, sadece bakiyesi küçük olanlara ödeme yapıldı. Büyük miktarda alacağı olanlara ise “Size sıra daha gelmedi” dendi.
Vatan Gazetesi'nin haberine göre, 700 milyon dolara yakın alacağı olan 69 bin 872 kişiye 'kur çok arttı, kriz var' bahanesi ile Eylül ayından bu yana da tam 6 aydır ödeme yapılmıyor. İhlas Grubu yasal olarak herhangi bir pürüzle karşılaşmamak için de sahibi olduğu Türkiye Gazetesi ve televizyonu aracılığıyla seçimler öncesi eşi benzeri görülmemiş bir AKP propogandası yapıyor.
70 bine yakın İhlaszede'ye Eylül ayından bu yana tek kuruş ödeme yapmayan Enver Ören, sahibi olduğu Türkiye Gazetesi ve televizyon kanalı ile iktidara destek veren haberlerin dozunu iyice artırdı.
İhlas Finans, 2001 yılında battığında ardında 1 milyar doların üzerinde alacağı bulunan 200 bine yakın hesap sahibi bırakmıştı. 2002 yılında Tasfiye Masası kuruldu ve borçların ödeneceği söylendi. Tasfiyenin 5 yılda bitirilmesi gerekiyordu ancak 8'inci yıla girildiği halde ödemelerin ağır aksak gitmesi İhlaszedeler'in hep tepkisine neden oldu. İhlaszedeler, İhlas Finans tasfiyesinin neden diğer finans kuruluşları gibi TMSF nezdinde yürütülmediğine de bir türlü anlam veremediler.
Ödemelerde göz boyanıyor
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın kontrolünde yürüyen tasfiyede ise bugüne kadar gelinen nokta çok tatminkar olmadı. Her ne kadar İhlas Grubu, alacağı olanların yarısına yakınının borcunun temizlendiğini söylese de, borcu temizlenenlerin alacak miktarlarının çok düşük olduğu dikkat çekti. Bu konuda İhlaszedeler tarafından kurulan internet sitelerinde yapılan yorumlarda “İhlas göz boyuyor. Ödeme yapıyor görüntüsü vermek için 300-500 dolarlık bakiyesi olanlara ödeme yapıyor” eleştirileri dikkat çekti.
4 bin dolarını alamayan Kütahyalı vatandaşın durumu şikayet etmesi üzerine İhlaszedeler'e Eylül ayından bu yana ödeme yapılmadığı da ortaya çıktı. Şikayeti değerlendiren Sanayi Bakanlığı İhlaszede'ye “Kriz var, sıranız gelince alırsınız” diye cevap yazdı.