| | Üretsiz Blog oluştur

Dijital pazarlama sektörüne yeni bir ajans katıldı

Tarih 02 Kasım 2010, 14:40. Yazan keyifliblog.  
Etiket: ajans, haber, internet, medya, proje


Dijital pazarlama sektörüne yeni bir ajans katıldı

Dijital pazarlama sektörüne yepyeni bir ajans katılıyor. İnterdi, sosyal medya pazarlamasından dijital medya planlamasına, oyun tabanlı reklam uygulamalarından arama motoru pazarlamasına kadar pek çok alanda yaratıcı projelerle müşterilerine tam hizmet veriyor.

Dijital platformun bir bütün olarak ele alınmasının gerekliliği ile yola çıkan İnterdi, Türkiye'nin bilişim hukuku alanında hizmet veren ilk dijital reklam ajansı olma özelliğini taşıyor. Ajansın Genel Müdürlüğünü eski Isobar çalışanı Umut Gözen, Bilişim Hukuku ekibinin liderliğini ise aynı zamanda Bilgi Üniversitesinde Bilişim ve Teknoloji Hukuku Program koordinatörlüğünü de yürüten Dr. Leyla Keser yapıyor.

2010 yılında hizmet vermeye başlayan İnterdi'nin müşterileri arasında NTVMSNBC, Radikal ve Toplum Gönüllüleri Vakfı bulunuyor.

0 yorum.

İşte havuzlu villanın sahipleri! Erdoğan kime kira ödüyor?

Tarih 16 Ağustos 2010, 12:26. Yazan keyifliblog.  
Etiket: erdoğan, haber, havuzlu villa, siyaset, villa

Aynı sitede Erdoğan'ın kız kardeşinin de bir villası bulunurken inşaatı yapan firma ise Erdoğan'ın çocukluk arkadaşı Mehmet Gür'e ait bir şirket.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun gündeme getirdiği Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ailesinin villaları 15 bin 20 metrekarelik arazi üzerine inşa edildi. Atatürk döneminin bakanlarından Yusuf Kemal Tengirşenk'in torunlarından 6 villa karşılığı alınan arazide, toplam 11 villa bulunuyor. Başbakanın "kiracıyım" açıklaması yaptığı villalardan oğulları ile kız kardeşi Vesile İlgen'in kocası Ziya İlgen 2006 yılında 1'er milyon TL ödeyerek iki villayı satın almışlardı. Villaların her biri 1727 metrekarelik arsaya sahip. 11 villalık siteyi ise Başbakan Erdoğan'ın çocukluk arkadaşı olan Mehmet Gür'ün sahibi olduğu MM Proje İnşaat şirketi yaptı.

Cumhuriyet, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun siyasette zenginleşme örneği olarak sık sık gündeme getirdi "villa kompleksinin" ayrıntılarını belgeler ışığında açıklıyor.

Erdoğan ailesinin villaları, İstanbul, Üsküdar 3. Bölge, Kısıklı Mahallesi, Avcı Kazım Sokağı'ndaki bir arazide bulunuyor. Konum olarak Çamlıca tepelerinde yer alıyor. Villaların yapıldığı arazi, Atatürk döneminin bakanlarından Yusuf Kemal Tengirşenk'in torunları Tayyibe İlter ve Meryem Çiçek Tünger'e aitti. Tapu kayıtlarına göre villalar, 15 bin 20 metrekarelik bir alana yapıldı. Tripleks biçiminde inşa edilen her bir villanın 1727 metrekarelik arsa payı bulunuyor.

Başbakan Erdoğan'ın çocukluk arkadaşı olan Mehmet Gür'ün sahibi olduğu MM Proje İnşaat Şirketi, anlaşma uyarınca yapılan villalardan 6'sını İlter ve Tünger'e verdi, geriye 5 villa kaldı. Bu 5 villayla ilgili gelişmeler ise resmi kayıtlara şöyle yansıdı:

Başbakan Erdoğan'ın oğulları Ahmet Burak Erdoğan ve Necmeddin Bilal Erdoğan, 25 Ağustos 2006 tarihinde "1 milyon" TL ödeyerek villalardan birinin sahibi oldu. Villanın tapusuna göre, "bahçeli kâgir ev ve arsa" niteliğindeki taşınmaz, Tayyibe Emine İlter ve Meryem Çiçek Tünger adına kayıtlı iken Erdoğan kardeşlere tescil edildi. Villanın sahipleri tapuya "Ahmet Burak Erdoğan 1/2, Necmeddin Bilal Erdoğan 1/2" yarı yarıya ortak olarak işlendi.

Başbakan Tayyip Erdoğan ticari yaşamından eleştiriler nedeniyle kendi deyimiyle "adeta lanet olsun" diyerek vazgeçmişti. Erdoğan'ın sahibi olduğu ve hisselerini devretmek zorunda kaldığı dört şirkette de vazgeçemediği ortakları arasında kız kardeşi Vesile Erdoğan'ın eşi Ziya İlgen de yer alıyordu. İlgen de "kayınbiraderi" Başbakan ile birlikte şirket hisselerini devretmişti.

Başbakan'ın oğullarının Kısıklı'daki villasına enişteleri, Erdoğan'ın vazgeçilmez ticaret ortağı Ziya İlgen de komşu olmuştu. Başbakan Erdoğan'ın çocuklarının A-1 blokta yer alan villasının yanındaki A-3 numaralı villayı da Ziya İlgen 25 Ağustos 2006 tarihinde satın aldı.

2 yorum.

Haberal 9 hâkime icra takibi başlattı

Tarih 22 Temmuz 2010, 15:31. Yazan keyifliblog.  
Etiket: ergenekon, haber, haberal, haberler, hakim, icra, siyaset, türk, türkiye

haberal 2’nci Ergenekon Davası’nın tutuklu sanığı Prof. Dr. Mehmet Haberal, kendisini tahliye etmeyerek yaşam hakkını tehlikeye düşürdükleri gerekçesi ile manevi tazminat cezasına çarptırılan 9 hâkim hakkında 3 bin 625’er liralık icra takibi başlattı. 3 hâkim de çekilsin Prof. Dr. Mehmet Haberal ayrıca, İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurarak mahkemeye yaptığı itirazı değerlendirecek hâkimler Resul Çakır, Rüstem Eryılmaz ve Yakup Hakan Günay’ın tarafsızlığından şüphe duyduğunu belirterek davadan çekilmesini istedi. Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın avukatları aracılığı ile İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne verilen dilekçede şöyle denildi: “Müvekkilimiz Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın alacaklı sıfatı ile icra takibi başlatmış olmasının adı geçen hakimlerin tarafsızlığından ciddi şüphe duyulmasına sebebiyet vermiş olması itirazımızı karara bağlamakla görevli sayın mahkemeniz heyetinde yer almaları, hukuken mümkün değildir. Davadan çekinmelerini, bu mümkün olmadığı takdirde her üç hakimin de tarafsızlığından duyulan ciddi şüpheye istinaden reddine ilişkin talebimizin karara bağlanması için dosyanın 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ne gösterilmesini istiyoruz.”

0 yorum.

İdam edilen 4 vatan evladı kimlerdi ?

Tarih 21 Temmuz 2010, 16:01. Yazan keyifliblog.  
Etiket: 12 eylül, haber, haberler, idam, kılıçdaroğlu, necdet adalı, referandum, siyaset, tayyip, türk, türkiye

4 SİMGE İSİM
Erdoğan konuşmasından simge isimlere vurgu yaptı. 12 Eylül Darbesi öncesinde bir askeri inzibat erini öldürdüğü gerekçesiyle hüküm giyen ve yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren'i hatırlattı.  Mamak askeri cezaevinden bir sabah namazını kılarken başına bir dibçikle vurularak öldürülen Hüseyin Karamahmutoğlu'nu hatırlattı. 12 Eylül Darbesi sonrası idam edilen ilk ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu'ndan bahsetti. Solcuların simge ismi  12 Eylül rejiminin idam ettiği ilk solcu Necdet Adalı'ya vurgu yaptı.

necdet_adali Necdet Adalı kimdir?

12 Eylül rejimi tarafından idam edilen Kurtuluş Hareketi lise kanadı Dev-Lis'li Devrimci militandır. 12 Eylül rejiminin idam ettiği ilk kişidir. Adalı 1977 yılında Ankara'da Yıldırım Beyazıt Lisesi'nde öğrenciyken Ankara İsmetpaşa'da bir kahvehanenin taranması olayıyla ilgili olarak tutuklandı ve yargılandı. Ulucanlar Cezaevi'nde tutuklu bulundu. Bu sırada gerçekleştirilen bir firar eylemine "nasıl olsa suçsuzluğunun anlaşılacağını" ileri sürerek katılmadı.
Kendisini yargılayan mahkeme başkanı Albay Hamdi Sevinç'in Adalı'nın suçsuz olduğunu ileri sürmesine karşın, mahkeme heyeti tarafından suçlu bulundu. Karara şerh koyan Sevinç bu tutumu nedeniyle ceza aldı ve daha sonra ordudan istifa etti.
Adalı 8 Ekim 1980 tarihinde Ulucanlar Cezaevi'nde asılarak idam edildi. Nevzat Çelik'in yazdığı ve daha sonra Ahmet Kaya tarafından bestelenen "Şafak Türküsü" şiiri Adalı için yazılmıştır.

Erdal Eren kimdir?

Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğrencisi Sinan Suner, 30 Ocak 1980 tarihinde Milliyetçi Hareket Parti'li Bakan Cengiz Gökçek'in koruması Süleyman Ezendemir tarafından vurularak öldürüldü.[1] Erdal Eren, Suner'in öldürülmesini protesto etmek için 2 Şubat 1980 günü düzenlenen gösteride gözaltına alınan 24 kişinin arasındaydı. Gösteri sırasında çıkan çatışmada er Zekeriya Önge'yi öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Erdal Eren, yargılanarak 19 Mart 1980 tarihinde idama mahkum edildi. Milli Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan karar, 13 Aralık 1980'de Ankara Merkez Cezaevi'nde infaz edildi.

Mustafa pehlivanoğlu kimdir?

12 Eylül Darbesi sonrası idam edilen ilk ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu … Balgat'ta, 10 Ağustos 1978 gecesi, teravih vakti, mahalledeki 5 kahvehane, kimliği belirsiz kişilerce tabancalarla tarandı, 5 kişi yaşamını yitirdi. Tarihe 'Balgat katliamı' olarak geçen bu olayda, sol görüşlülere ait üç kahvehanede 3, ülkücülere ait iki kahvehanede de 2 kişi yaşamını yitirdi. Olaydan sonra operasyona başlayan polis, 3 kilometre uzakta, Ülkücülerin yoğun olarak oturduğu Karapınar Mahallesi'ne baskın düzenledi ve bir grup genci gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında, 22 yaşındaki Mustafa Pehlivanoğlu da vardı. 12 Eylül 1980 askerî darbesinden önce yapılan yargılama sonunda idam cezasına çarptırılmıştı.

Evren: Artık çok geç infazdan dönemeyiz
Mahkemenin idam kararının ardından, Pehlivanoğlu’nun olayda silah kullanmadığı tespit ediliyor. Ancak bunun üzerine yapılan idamı durdurma girişimlerine, Kenan Evren engel oluyor. Evren: “Bana da öyle bilgi geldi. Ama artık çok geç infazdan dönemeyiz.” diyor.

Denge olsun diye idam ettik
İdam kararını veren Sıkıyönetim Mahkemesi Hâkimi Ali Fahir Kayacan daha sonra anlattığı anılarında, Mustafa Pehlivanoğlu'nun asılan solcu Necdet Adalı'ya denge olsun diye idam edildiğini belirtmişti.

huseyin-mahmutoglu Bafralı Hüseyin Kurumahmutoğlu kimdir?

14 Temmuz 1987’de, Mamak Cezaevinde sabah namazını kılarken bir askerin arkadan kafasına dipçik vurmasıyla öldürülen Bafralı Hüseyin Kurumahmutoğlu oldu.

Kurumahmutoğlu, MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası’nın Bafra sanıklarındandı ve ölümünden sonra hem Ülkücü – sağcı, hem de İslamcı örgütler tarafından kahramanlaştırıldı.

 

12 EYLÜL’DE NE OLDU
12 Eylül 1980 sabahı ile birlikte neler oldu?
* 650 bin kişi gözaltına alındı.
* 1 milyon 683 bin kişi fişlendi.
* Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.
* 7 bin kişi için idam cezası istendi.
* 517 kişiye idam cezası verildi.
* Haklarında idam cezası verilenlerden 50'si asıldı (18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü, 23 adli suçlu, 1'i Asala militanı).
* İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis'e gönderildi.
* 71 bin kişi TCK'nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.
* 98 bin 404 kişi "örgüt üyesi olmak" suçundan yargılandı.
* 388 bin kişiye pasaport verilmedi.
* 30 bin kişi "sakıncalı" olduğu için işten atıldı.
* 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı.
* 30 bin kişi "siyasi mülteci" olarak yurtdışına gitti.
* 300 kişi şüpheli bir şekilde öldü.
* 171 kişinin "işkenceden öldüğü" belgelendi.
* 937 film "sakıncalı" bulunduğu için yasaklandı.
* 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.
* 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hekimin işine son verildi.
* 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.
* 39 ton gazete ve dergi yakıldı.
* Cezaevlerinde toplam 299 kişi hayatını yitirdi.
* 144 kişi şüpheli bir şekilde öldü.
* 14 kişi açlık grevinde öldü.
* 16 kişi "kaçarken" vuruldu.
* 95 kişi "çatışmada" öldü.
* 73 kişiye "tabii ölüm raporu" verildi.
* 43 kişinin "intihar ettiği" bildirildi.

0 yorum.

'Ellerini arkadaşlarımızın üzerinden çek'

Tarih 21 Temmuz 2010, 15:58. Yazan keyifliblog.  
Etiket: 12 eylül, haber, haberler, kılıçdaroğlu, necdet adalı, referandum, siyaset, tayyip, türk, türkiye, şehit

necdetadali Başbakan, Anayasa referandumunda ‘evet’ oyu kullanılması için idam edilen gençlerin hatırasını kullandı. Devrimci gençlerin yol arkadaşları Erdoğan’a büyük tepki gösterdi
Başbakan Erdoğan, Meclis grup toplantısında 12 Eylül'de yapılacak referandumda anayasa değişiklik paketine neden 'evet' denmesi gerektiğini anlatmak için 12 Eylül döneminde idam edilen gençlerin mektuplarını okudu. Mektupları okurken sesi titreyen Erdoğan’ın, gözleri doldu ve mektubu tamamlayamadı. Bu sırada AKP sıralarında oturan başta Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç olmak üzere bazı milletvekilleri de ağladı. Arınç, daha önce de Erdoğan’ın konuşmalarında ağlamasıyla dikkat çekiyordu.

NECDET ADALI’NIN ADINI AĞZINA ALDI
Başbakan Erdoğan, Türkiye halkının bağımsızlığı ve özgürlüğü için devrimci mücadeleye girmiş ve idam edilmiş Necdet Adalı’nın idam gününden bahsederek yeni anayasaya evet oyu istedi! Erdoğan şunları söyledi: “Belki şu anda anlatacaklarım biraz farklı olacak. Yakın siyasi tarihi, ama trajik bir siyasi tarihi önünüze getireceğim. Bakınız Necdet Adalı daha 19 yaşında bir lise öğrencisiyken, cinayet işlediği iddiasıyla 1977 yılında tutuklandı. Bende o zaman bir siyasi partinin İstanbul Gençlik Kolları Başkanıyım. Suçsuzluğundan, serbest bırakılacağından o kadar emindi ki, cezaevinde arkadaşlarının firar girişimine katılmadı. Kendisini yargılayan hâkim Necdet Adalı’nın masum olduğunu iddia etti. Necdet Adalı 22 yaşındayken, 8 Ekim 1980’de asılarak idam edildi.”

ÜLKÜCÜ PEHLİVANOĞLU’NUN MEKTUBU
Daha sonra idam edilen ülkücülerden Mustafa Pehlivanoğlu’nun son mektubunu okuyan Erdoğan, “Necdet Adalı’dan birkaç saat sonra Mustafa Pehlivanoğlu darağacına yürüdü. Ailesi 3 gün sonra ziyarete geldi ve oğullarının idam edildiğini öğrendi” dedi. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir başka isim Erdal Eren. Daha 17 yaşındayken tutuklandı. 13 Aralık 1980’de, 18 yaşından küçük olmasına rağmen idam edildi.  Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun Mamakta çektiği işkenceyi ve yazdığı dizeleri özellikle dinledik ve unutmadık.”

BAŞBAKAN’A BÜYÜK TEPKİ
Erdoğan’ın siyasi ikbali için idam edilen gençlerin hatırasını kullanması büyük tepki çekti. Öldürülen gençlerin yol arkadaşları Başbakan’ın açıklamaları üzerine BirGün’e konuştu. İdam edilen gençlerin yoldaşları Erdoğan’ın kendi çıkarı için yaptığı Anayasa’nın oylanmasında gençlerin isimlerini kullanmasını “utanmazlık” olarak yorumladı. İşte o görüşler:

MAHİR SAYIN:
Necdet yaşasaydı buna en ağır yanıtı verirdi
12 Eylül öncesi Kurtuluş davasında sanık olan Necdet Adalı’nın yoldaşlarından Mahir Sayın gazetemize şunları söyledi: “İktidarda kalmak için yapmadığını bırakmayan Erdoğan, en son Necdet Adalı’nın adını da kendi ayak oyunlarına alet etti. Bugüne kadar bu isimler aklına gelmezken referandum sürecinde mi aklına geldi? O insanlar işkence görürken, idam edilirken ne kadar ağladı? Necdet Adalı’nın masum olduğunu söylüyor. Elbette ki masumdur Necdet çünkü o Türkiye halkının özgürlük mücadelesi için savaşmış yiğit bir kardeşimizdir. Arkadaşım Necdet Adalı yaşasaydı bu timsah gözyaşlarına en ağır cevabı verecekti bunu da savunduğumuz fikirleri bildiğim için söylüyorum. Başbakan, Necdet’in kişiliğini, kendi çıkarı için yaptığı, yargıyı yürütme boyunduruğuna sokmak için yaptığı anayasa referandumuna alet edemez. 12 Eylül’de 2 hayır birden demekten başka seçeneğimiz yoktur.”   

AYDIN ÇUBUKÇU:
Başbakan demagoji yapıyor
17 yaşında idam edilen Erdal Eren’in yoldaşlarından Aydın Çubukçu şöyle konuştu: “Erdoğan her kesimi hazırlanan yeni anayasaya evet demeye çağırıyor. 12 Eylül anayasasına karşı değişik kesimleri bir araya getirmeye çalıştığını ifade ediyor. 12 Eylül anayasasına karşı böyle bir cephe örülecekse bunun samimiyetle yapılması gerekir. Halbuki AKP’nin yeni anayasası 12 Eylül’ün ruhunu taşımakta ve sürdürmektedir. Değişik motifler kullanarak yapılan bu açıklamalar yalnızca demagojidir.

MAHMUT MEMDUH UYAN:
Bu yaptığı utanmazlıktır
12 Eylül zindanlarında en ağır işkenceleri görmüş isimlerden Mahmut Memduh Uyan, Erdoğan’ın açıklamalarıyla ilgili şunları belirtti: “12 Mart’tan bu yana Türkiye’deki tüm idamların arkasında sağ siyasetler vardır. Son idam edilen arkadaşımız İlyas’ın idamı da dahil tüm idamlar Özal’ın AKP’nin yürüttüğü politikaların rahat uygulanması içindir. Kendi yaklaşımları için idam edilmiş arkadaşlarımızın isimlerini kullanmak utanmazlıktır. Ellerini arkadaşlarımızın üzerinden derhal çekmelidir. 12 Eylül faşizmi ile hesaplaşmak istiyorsa önce dönüp kendisine bakmalıdır.

0 yorum.

Manisa'da miting gibi cenaze töreni

Tarih 21 Temmuz 2010, 15:51. Yazan keyifliblog.  
Etiket: 12 eylül, haber, haberler, kılıçdaroğlu, referandum, siyaset, tayyip, türk, türkiye, şehit

Askeri uçakla Manisa'nın Akhisar ilçesine getirilen şehidin cenazesi, Akhisar Devlet Hastanesi morgundan Akhisar Kaymakamı Mustafa Çek, Garnizon Komutan Vekili Hava Savunma Binbaşı Abdülkadir Fırat, Akhisar Belediye Başkanı Salih Hızlı ve İlçe Emniyet Müdürü Abdurrahman Yolcu'nun da katılımıyla alındı, konvoy eşliğinde Turgutlu'ya getirildi.

Belediye cenaze nakil aracına alınan şehidin cenazesi, baba evine götürüldü. Şehidin yakınları, Türk Bayrağı'na sarılı naaşa sarılarak öptü, gözyaşlarıyla ağıtlar yaktı. Vatandaşlar da terör örgütünü lanetleyen sloganlar attı.
Cenaze, öğlen namazı öncesinde Merkez Pazar Camisi'ne getirildi.

Cami avlusunun yanı sıra dışarıda da binlerce vatandaşın toplandığı cenaze törenine, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ak Parti Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi, MHP Manisa Milletvekili Ahmet Orhan, Manisa Bağımsız Milletvekili Erdoğan Yetenç, Manisa Valisi Celalettin Güvenç, Garnizon ve 1. Piyade Er Eğitim Tugayı Komutanı Tuğgeneral Mustafa Şenol, Aydın Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Arif Çetin, Manisa Belediye Başkanı Cengiz Ergün, Turgutlu Kaymakamı Nazmi Ünlü, Belediye Başkanı Serhat Orhan, Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Semra Öncü ve ile siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı.

Turgutlu Müftüsü Vefa Özdemir tarafından kıldırılan cenaze namazı sırasında şehit babası Selahattin Yılmaz ile ağabeyi Sedat Yılmaz'ın, eski Genelkurmay Başkanı Özkök ile Manisa Valisi Güvenç'in arasında saf tuttuğu görüldü.

TURGUTLU MÜFTÜSÜNDEN SAĞ DUYU ÇAĞRISI

Müftü Özdemir, namaz öncesi yaptığı konuşmada, vatandaşlardan cenaze töreninin, şehidi incitmeden ve Müslüman'a yakışır bir şekilde icra edilmesini isteyerek, topluluğu sükunete davet etti.

Vatandaşlardan sabırlı ve metanetli hareket etmelerini isteyen Özdemir, aksi halde istenmeyen olaylar yaşanabileceği ve bunun önüne geçilemeyeceği uyarısı yaptı.

sehit Özdemir ayrıca şehit ailesi ve Turgutlu halkına, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu'nun taziye mesajını aktardı.
Şehit Piyade Uzman Onbaşı Samet Yılmaz'ın naaşı, kılınan cenaze namazının ardından tören mangası tarafından alınarak bir süre omuzlarda taşındı.
Cenazeye katılan vatandaşların terör örgütünü lanetleyen sloganları eşliğinde, yaklaşık 300 metre askerlerin omuzlarında taşınarak, Turgutlu ilçesinin ana caddesi konumundaki Atatürk Bulvarı'na çıkarılan naaş, burada bekletilen top arabasına alındı.
Askeri bando eşliğinde top arabasında taşınan naaş, protokol ve törene katılanlarca selamlandıktan sonra cenaze aracıyla defnedilmek üzere Turgutlu Belediye Mezarlığı içinde yer alan şehitliğe götürüldü.

Cenazenin şehitliğe götürülmesine binlerce vatandaş da yaya olarak ellerinde Türk bayraklarıyla eşlik etti. Tekbirlerle cenaze aracından alınan şehidin naaşı, şehitlikte toprağa verildi. Defin sırasında askeri tören mangası saygı atışı yaptı.
Şehitlikteki defin işlemi sırasında fenalık geçiren şehit yakınlarına sağlık ekipleri müdahale etti.

ŞEHİT CENAZESİNDE AKP'LİLERE PROTESTOLAR

Şehit cenazesi baba evine getirilmeden önce Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi, Manisa Valisi Celalettin Güvenç ve Manisa Garnizon ve 1. Piyade Er Eğitim Tugayı Komutanı Tuğgeneral Mustafa Şenol ile şehidin evine taziye ziyaretinde bulundu. Tanrıverdi, şehit babası Selahattin Yılmaz ile görüştü ve baş sağlığı diledi.

Bu sırada evin bulunduğu sokakta toplanan vatandaşlardan bir grup, Tanrıverdi'yi protesto eden sloganlar attı.
Tanrıverdi ve beraberindekiler daha sonra şehidin evinden ayrıldı.
MHP Manisa Milletvekili Ahmet Orhan da camide şehidin ailesine taziye sunarken bazı aile üyelerinin tepkisiyle karşılaştı.

0 yorum.

Kılıçdaroğlu: "Başbakan Her şeyi istismar ediyor"

Tarih 21 Temmuz 2010, 15:44. Yazan keyifliblog.  
Etiket: 12 eylül, haber, haberler, kılıçdaroğlu, referandum, siyaset, tayyip, türk, türkiye

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Hesap vermekten korkmayan insanın Anayasa'daki dokunulmazlık maddelerinin arkasına sığınmaması gerektiğini” söyledi. 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlamaları için KKTC'de bulunan Kılıçdaroğlu, KKTC'nin 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile görüşmesinin ardından, Denktaş'ın çalışma ofisi çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

kilic Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün bir konuşmasında “Hesap vermekten korkmuyorum” dediğini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:“Benim bildiğim kadarıyla hesap vermekten korkmayan insan Anayasa'daki dokunulmazlık maddelerinin arkasına sığınmaz. Eğer bir insan dokunulmazlık maddelerinin arkasına sığınıyorsa hesap vermekten korkuyor demektir. Bir başka önemli nokta Sayın Başbakan'a soruyorum, siz, 'Dokunulmazlıkların kaldırılması gerekir, biz dokunulmazlıkları kaldıracağız' diye millete söz verdiniz mi vermediniz mi? Söz verdiniz, üstelik bir değil birden fazla söz verdiniz ve yerine getirmediniz. Üç, söz verip de sözünü yerine getirmeyen politikacıya vatandaş ne der? Bu üç sorunun yanıtını ben doğrusu Sayın Başbakan'dan öğrenmek
isterim. Sorduğum sorular çok açık, çok net, Sayın Başbakan da bu sorularıma
yanıt versin, ondan sonra biz tartışalım.”

“ANAYASA MAHKEMESİ'NİN BAHÇESİNE GECEKONDU FALAN YAPTIRDIĞIMIZ YOK”

Başbakan Erdoğan'ın yine, “Anayasa Mahkemesi'nin bahçesine gecekondu yaptırmaktan” söz ettiğini kaydeden CHP lideri, “Biz, Anayasa Mahkemesi'nin bahçesine gecekondu falan yaptırdığımız yok, ayrıca benim gecekondum da yok. Ayrıca benim, etrafı çift duvarlarla örülü, havuzlu villam da yok. Sayın Başbakan önce çıkıp Üsküdar Kısıklı'daki havuzlu villalarının hesabını versin millete” diye konuştu.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ VE 12 EYLÜL

Erdoğan'ın, “12 Eylül'le hesaplaşacağız” şeklinde bir açıklamasının da olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “12 Eylül ürünü olan bir parti 12 Eylül'le hesaplaşamaz. 12 Eylül'de onlar kapatılmadı, onlar ödüllendirildi, onların sırtı sıvazlandı, onlar büyütüldü. 12 Eylül faturasını bizler çektik , acısını bizler çektik. Bizim partimiz kapatıldı, bizim genel başkanlarımız Zincirbozan'a götürüldü.

Şimdi beyefendi kalkmış 12 Eylül'le hesaplaşacakmış. 12 Eylül ile hesaplaşmaya niyetin varsa niçin CHP'nin vermiş olduğu Anayasa değişikliğiyle ilgili, 12 Eylülcülerin yargılanmasıyla ilgili önerimizi niye reddettiler? Millete niye doğruları söylemiyorlar? Artık bu millet doğruları söylemeyen politikacıdan bıktı. Bakın, benim söylediklerimden, Sayın Başbakan çıksın desin ki 'Şu cümlesi yanlıştır' diyemez, ama ben onun söylediklerinin tamamının doğru olmadığını söylüyorum. Ben samimi konuşuyorum, o samimi konuşmuyor. Ben içten konuşuyorum, o içten konuşmuyor, ben halkıma güveniyorum, o halkına güvenmiyor, ben doğruları söylüyorum, o doğruları saptırıyor. Eğer bir başbakan kendi ülkesini bu noktaya taşıyorsa söylemleriyle, o başbakan artık bu ülkede başbakanlık yapamaz. Zemin kaybediyor Sayın Başbakan, doğruları söylemiyor. Doğruları söylemediği için de biz kendisine bu ağır suçlamaları yapıyoruz.”Kılıçdaroğlu, söylediklerinin hepsinin gerçek olduğunu, “Başbakan'ın bunların üstünü kapatamayacağını” ifade etti.

AĞLATAN MEKTUPLAR

CHP lideri, Başbakan Erdoğan'ın bugünkü Meclis Grup toplantısında, 12 Eylül döneminde idam edilen gençlerin mektubunu okurken gözyaşlarını tutamadığının hatırlatılması üzerine şunları söyledi:

“Başbakan'ın bir özelliği var, her şeyi istismar eder. Erdal Eren'i de istismar eder. Deniz Gezmiş'i de istismar eder. 12 Eylül'de işkence görmüş herkesi istismar eder. Çünkü bunların kafasının arkasında başka planlar var, o amaca ulaşmak için her şeyi istismar ederler. Bunlar dini istismar etmedi mi? İnsanların en temiz duygularını, inançlarını dahi istismar ettiler, onun için bunlara güvenilmez. Bunlar işkence görmedi, bunlar 12 Eyül'de fatura ödemedi. Eğer, çıkıp Başbakan, Erdal Eren'in fotoğrafını gösterip, eğer ağlama numarası yapıyorsa, önce ondan vazgeçip o aileden özür dilesin, halktan özür dilesin. Yaptığı çok ayıp bir şey. Eğer hesap sorulacaksa o aile hesap soracaktır. O aile bile, Erdoğan'ın getirdiği düzenlemelerin 12 Eylül'le hesaplaşma olmadığını çok iyi biliyor.”
Başbakan'ın, “12 Eylül'le hesaplaşacaksa neden YÖK'ü kaldırmadığını” soran Kılıçdaroğlu, “YÖK'ü ele geçirmeden önce bağırıp çağırıyordun. 'YÖK'ü kaldıracağız” diyordun. Niye YÖK'ü kaldırmaktan vazgeçtin?” şeklinde konuştu

HAKKARİ VE VAN'DAKİ TERÖR SALDIRILARI

Hakkari ve Van'daki terör saldırılarına ilişkin soru üzerine Kılıçdaroğlu, “Şehit olaylarını, terör olayını iç politika malzemesi olarak kullanmak istemediğini, bunun doğru olmadığını” ifade ederek, şehit yakınlarının tümüne başsağlığı, şehitlere rahmet diledi.
Kılıçdaroğlu, “Eğer sıfır terörle aldıysanız bir ülke yönetimini ve bugün bu noktaya getirdiyseniz, Recep Bey'in dönüp bir arkasına bakması lazım; nerelerde hata yaptı, toplumu niçin bu noktaya getirdi ve ayrışma sürecine toplumu nasıl soktu? Bir öz hesaplaşması yapması lazım, geriye dönük bir hesaplaşa yapması lazım” dedi.

KIBRIS KONUSU

CHP lideri, yeni başlayan Kıbrıs müzakerelerine bakışıyla ilgili soru üzerine de, “Kıbrıs konusunda Ak Parti'nin Rum gemi ve uçaklarına liman ve  havaalanlarının açılmasına imza atmakla en büyük yanlışlığı yaptığını” savundu.

Kılıçdaroğlu, “Şimdi hem imza attılar, şimdi de imzanın gereğini yerine getirmiyorlar. Ve AB de diyor ki 'İmza attın niye gereğini yerine getirmiyorsun?' Çünkü iç tepkiden korkuyorlar” dedi.“Kıbrıs konusunda KKTC ve Kıbrıs Türkleri ile beraber ortak ulusal politika geliştirmek durumunda olduklarını” kaydeden Kılıçdaroğlu, “Ortak hareket etmek durumundayız. Kendi düşüncelerimizi Kıbrıs Türküne dayatmamak durumundayız. Akılcı politika izlemek durumundayız. Ama geldiğimiz noktada çok da akılcı bir politika izlemediğimiz ortaya çıktı” diye konuştu.Kılıçdaroğlu, KKTC'deki sosyal demokrat partilerle ilişkilerine dair soruya karşılık da bu partilerin kendilerini ziyarete geldiğini ve önümüzdeki süreçte ilişkilerin daha gelişeceğini söyledi.

0 yorum.

"Sen 12 Eylül çocuğusun"

Tarih 21 Temmuz 2010, 14:31. Yazan keyifliblog.  
Etiket: 12 eylül, haber, haberler, siyaset, tayyip

erdogan-agliyor2 CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, 12 Eylül 1980 darbesi ile ilgili konuşurken gözyaşlarını tutamayan Başbakan Erdoğan'ı sert sözlerle eleştirdi. Anadol “Senin Kenan Evren'den ne farkın var? Sizin genleriniz aynı. Sen 12 Eylül'ün ürünüsün, 12 Eylül çocuğusun. Parlamentoda değil Şehir Tiyatroları'nda yap bu ağlama numaralarını” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, 12 Eylül 1980 darbesi ile ilgili konuşurken gözyaşlarını tutamayan Başbakan Erdoğan'ı sert sözlerle eleştirdi. Anadol “Senin Kenan Evren'den ne farkın var? Sizin genleriniz aynı. Sen 12 Eylül'ün ürünüsün, 12 Eylül çocuğusun. Parlamentoda değil Şehir Tiyatroları'nda yap bu ağlama numaralarını” dedi.

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 12 Eylül 1980 darbesi ile ilgili partisinin grup toplantısında yaptığı konuşma CHP kanadından büyük tepki aldı. CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, darbe zamanı idam edilen bir gencin ailesine yazdığı son mektubu okuyan ve gözyaşlarına hakim olamayan Erdoğan'ı sert sözlerle eleştirdi.

CHP İzmir İl Başkanı Rıfat Nalbantoğlu ile basın mensuplarının karşısına geçen Anadol, Erdoğan'ı 12 Eylül 1980 darbesinin ürünü olmakla suçladı. Anadol şöyle konuştu:

“Bu, sıradan bir açıklama değil. Recep Tayyip Erdoğan'ın AKP Grubu'nda yaptığı konuşma ve sergilediği manzara parlamentoya ve Türk siyasetine yakışmıyor. Tayyip, bir dönem başkanlığını yaptığı İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'na gitsin de rolünü orada yapsın. 12 Eylül'de çekilen sıkıntıların üzerine Recep Tayyip Erdoğan'ın oturmasını içime sindiremiyorum. 12 Eylül, Türk vatandaşları için felakettir, karabasandır, faşizmdir. 20 yıl sonra Recep Tayyip Erdoğan çıkıp da oy için bunu kullanamaz. Elimde bir tutanak var. 12 Eylül sonrası halkın oyları ile meclise gönderilen bir milletvekiliyim. Kenan Evren'in yargılanması konusunda konuşma yapan bir milletvekiliyim. O zaman Erdoğan neredeydi bilmiyorum. O zamanlar onun aklına 12 Eylül gelmiyordu bile. Biz 12 Eylül'ün asılan kesimindeniz. Recep Tayyip Erdoğan ise 12 Eylül'ün beslediği kesimden.”

“HABERAL'IN HESABINI NASIL VERECEKSİN”

Başbakan Erdoğan'ın dünkü grup toplantısında ‘Benim Kültür Bakanım Ertuğrul Günay, 12 Eylül'de hapisteydi. Babası öldü cenazesine göndermediler’ sözlerini de eleştiren Anadol şunları söyledi:

“Bu sözü sıkılmadan söylemeye hakkın yok Tayyip Erdoğan. O dönemde Ertuğrul Bey'in bir avukatı bendim, diğeri de Önder Sav'dı. Sen o zaman Ertuğrul Günay'ı da tanımıyordun. İnsanlıktan nasibin varsa, insafın varsa ucuz siyasetin peşini bırak. Mehmet Haberal'ın babası öldü, cenazesine gönderdin mi? Biraz vicdanın varsa cevap ver. Kuddisi Okkır'ı, Ergenekon'un kasası suçlamasıyla hapse attırdın. Öldüğünde cenazesini belediye kaldırdı. 100'üncü Yıl Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı Enver Arpalı, hakkında iddianame hazırlanmadığı için ‘Ben namuslu adamım, şerefimle yaşadım, şerefimle ölürüm' diyerek intihar etti. Bunların hesabını nasıl vereceksin?”

‘YANDAŞ HAKİMLERİ DOLDURMAK İSTİYORLAR’

Referandum dönemi öncesi CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, geçici 15'inci Maddenin kaldırılmasına yönelik öneride bulunduğunu hatırlatan Anadol, darbenin karşısında olduğunu iddia eden Ak Parti yöneticilerinin bu öneriye sıcak bakmadığını söyledi. Anadol sözlerini şöyle sürdürdü:

“O günkü Grup Başkanvekillerimiz Kemal Kılıçdaroğlu ve Hakkı Süha Okay hemen AKP'liler ile görüştü. ‘Şaka yapmıyorsanız ilgili birimlerimize haber vereceğiz, size döneceğiz’ dediler, hala ses yok. 12 Eylül üzerinden siyaset yapmak istiyorlar. Genel seçimlerde iktidarın değişeceğini biliyorlar. Yüce Divan'da yargılanmamak için yandaş hakimleri Anayasa Mahkemesi ve HSYK'ya doldurmak istiyorlar. Değişiklik paketinde dokunulmazlıkların kaldırılması yok. Halk bize hosteslere sarkıntılık yapmak için, kalpazanlık yapmak için, görevi kötüye kullanmak ve ihaleye fesat karıştırmak için mi oy verdi? Başbakan ve Cumhurbaşkanı aleyhinde kalpazanlık ve ihaleye fesat karıştırmak suçlarından dosyalar var. Bunların hesabını soracağız.”

‘KENAN EVREN'DEN NE FARKIN VAR?’

CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol Başbakan Erdoğan'a yönelik eleştirilerine şöyle devam etti:

“Senin Kenan Evren'den ne farkın var? Sizin genleriniz aynı. Sen 12 Eylül'ün ürünüsün, 12 Eylül çocuğusun. Parlamentoda değil Şehir Tiyatroları'nda yap bu ağlama numaralarını. İnsan biraz ciddi olmalı. Bu millet sandığınız kadar aptal değil. Kırdığınız ceviz bini aştı. Teröristlerin ayağına hakim gönderdiniz. Nerede şimdi onlar? Hepsi yeniden dağa döndü. Şimdi de özel ordu kurmaktan bahsediyorsun. İnsanda biraz sıkılma olur, vicdan olur, mantık olur, izan olur. Bu memleket senin oyuncağın değil. Bir seneden az kaldı. Bütün bunların hesabını 24'ünvcü dönem parlamentosu halk adına senden soracak. 12 Eylül'ün göz yaşları ve ailelerin acıları üzerine siyaset yapma Erdoğan. Seni uyarıyorum pişman olursun. Biz Kenan Evren'in zulmü ile boğuşurken sen neredeydin? 30 yıl sonra videoda seyredip aklın başına mı geldi? Son olarak uyarıyorum. Gözyaşları üzerinden politika yapma zararlı çıkarsın.”

0 yorum.

Kemal Kılıçdaroğlu Vakit muhabirini fena bozdu!

Tarih 26 Haziran 2010, 14:36. Yazan keyifliblog.  
Etiket: başbakan, haber, halk, iktidar yürüyüşü, kemal kılıçdaroğlu, müzik, samimiyet, siyaset, türk, türkiye, video, video izle

0 yorum.

Son seçim anketi

Tarih 26 Haziran 2010, 14:33. Yazan keyifliblog.  
Etiket: akp, anket, başbakan, chp, haber, halk, iktidar yürüyüşü, kemal kılıçdaroğlu, samimiyet, seçim, siyaset, türk, türkiye, video

SONAR’ın yapmış olduğu seçim anketinde CHP ile AKP’nin oyları eşitlendi

SONAR'ın yapmış olduğu seçim anketi, son günlerde yapılan anketlerden bir hayli farklı.

Son günlerde gerek iç siyaset, gerekse dış ilişkilerde yaşanan gelişmeler partilerin oy oarnlarına da yansıdı.

CHP yüzde 30'lara kadar yükseldi
Kamuoyu araştırma kuruluşu SONAR'ın yapmış olduğu son seçim anketinde, AK Parti'nin oylarını yüzde 30'lar sınırına gerilediği görüldü.  Genel Başkanlık değişimi ile yeni bri hava yakalayan CHP'nin oyları ise yüzde 30'u aştı.

Haziran ayını kapsayan kamuoyu araştırmasına göre, AK Parti'nin oyları, geçtiğimiz yıl 29 Mart yerel seçimlerinde almış olduğu 38.39'un  5 puan daha aşağısına inerek yüzde 33.4 oldu.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun estirdiği fırtına ile CHP'nin 29 Mart'ta yüzde 23.08 olan oy oranı ise yüzde 30.25'e yükseldi.

MHP'nin yüzde 15.97 olan oy oranı ise binde ile ifade edilen bir düşme ile yüzde 15.37'ye geriledi.

0 yorum.