Tarih 18 Mart 2009, 16:33. Yazan keyifliblog.
Etiket:
akp, banka, destek, ekonomi, faizsiz bankacılık, haram, helal kazanç, ihlas finans, keriz, kredi, kriz, müslüman, para
İ L E T İ Ş İ M
---------------------------------------------------------------------------------------------
Telefon : 0 (212) 454 12 00
Faks : 0 (212) 454 16 16
Adres : Tasfiye Halinde İhlas Finans Kurumu A.Ş. - 29 Ekim Cad. No: 23
34197 YENİBOSNA - İSTANBUL
Tarih 18 Mart 2009, 16:26. Yazan keyifliblog.
Etiket:
akp, banka, faizsiz kazanç, haram, ihlas finans, kredi, mudi, para, yağdanlık
700 milyon dolara yakın alacağı olan 69 bin 872 kişiye ’kur çok arttı, kriz var’ bahanesi ile Eylül ayından bu yana da tam 6 aydır ödeme yapılmıyor. Yasal bir pürüzle karşılaşmamanın formülü ise belli: Eşi benzeri görülmemiş bir AKP propagandası.
Tarih 18 Mart 2009, 16:06. Yazan keyifliblog.
Etiket:
banka, enver ören, faizsiz kazanç, haram para, helal para, iflas finans, ihlas finans, islami banka, para, zehir zıkkım, ödeme
“Huzur verecektin, Sibel Turnagöl verdin. Mukaddesat verecektin, Seda Sayan verdin. Milliyetçilik verecektin, Amerikancılık verdin. Ahlak verecektin, "Vur patlasın çal oynasın" verdin. "Saadeti Ebediye" verecektin, Sibel Can verdin. Dindarlık verecektin, "Biz radikal değiliz" verdin. "İhlas" verecektin, alemin ünlülerine doğum günü hediyesi olarak cip verdin. "Bizim de bir televizyonumuz olsun" diyenlerin hem parasını, hem duasını aldın. Karşılığında. Derin bir hayal kırıklığı, pişmanlık ve çile dolu bir iç çekiş verdin. Ve en sonuna en büyük numaranı yaptın: En Mehmetçik, en milliyetçi, en ahlakçı televizyon verecektin. Tuttun, hepimize en babasından taptaze bir Murdoch verdin. Yani. Sattın "Huzur veren televizyonu". Hayırlı, uğurlu, huzurlu olsun. Bilmiyorum... Bu satıştan sonra için rahat mı? Koydun mu kafanı yastığa, hemen dalabiliyor musun uykuya? "Ulan ne büyük bir operasyon yaptık" falan diye elde ettiğin ekonomik başarının keyfini sürüyor musun? Ne diyelim? En iyisi "Ah Enver Abi ah" diyelim ve ötesini söylemeyelim.”
Aslında Enver Abi için burada ifade edilenlerle de bir sorunum yok. TGRT’yi “Gazino TV”ye dönüştürmesiyle de…
Ne yaparlarsa yapsınlar, hesabını bize değil Allah’a verecekler.
Benim İhlas Finans ile ilgili bir sorunum da yok. Ne yakınlarımın ne de kendimin İhlas’da parası batmış değil. Ama Asıl sorun yıllardır İhlas Finans mağduru olan 226 bin Mudinin alacaklarında.
Fakat meslek hayatımda gördüğüm en büyük hadiselerden birisi bu. İhlas Finans’a güvenip birikimlerini faizsiz banka sisteminde değerlendirmek isteyen yüz binlerce kişinin parasının bir anda yok olması...
Şimdi madem TGRT’yi sattınız, herhalde sıra İhlas Finans’dan alacaklı olan Ayşe Teyze’nin hac parası, Mehmet Dede’nin emekli parası, Tuğba kızımızın çeyiz parasını geri vereceksiniz.
Siz “ödüyoruz filan” diyorsunuz da bu İhlas Finans mudileri neden hala ağlayıp duruyorlar! Kime ne ödüyorsunuz, ödediğiniz paralar toplam mevduatın yüzde kaçına tekabül ediyor?
AK Parti hükümetinin en büyük vurdumduymazlıklarından birisi İhlas Finans mağdurlarının kayıpları ile ilgilenmemesidir. Oysa bu kesimin çoğu oyunu AK Partiye vermiştir!
Batan özel bankalarda parası olan herkes parasını son kuruşuna kadar devletten Aldı. Ama İhlas Finans mağdurları özel finans kurulaşlarının hesaplarına devlet garantisi olmadığından ortada kaldı. İşin garip tarafı da İhlas Finans’ı kim batırdıysa o tasfiye ediyor. Hükümetin artık bu kangren haline gelmiş konuya el atması şarttır.
Masumların bedduaları arşı deler Enver Bey. Bunu sizin bizden daha iyi bildiğinizden şüphem yok. Size hacca gitmek için biriktirdiği parayı, ev almak için emeklilik parasını, kızının çeyizi için sizde değerlendirdiği ve sizin bunları batırdığınız paraları verin artık.
Hürriyet yazarı Ahmet Hakan Coşkun’dan
Tarih 18 Mart 2009, 16:01. Yazan keyifliblog.
Etiket:
banka, finans, haber, haberler, hortum, ihlas finans, kredi, mudi, para, sanayi, ödeme
İhlas Finans Kurumu battığında ardında 1 milyar doların üzerinde alacağı olan 200 bin İhlaszede bırakmıştı. Tasfiyeyi TMSF değil, Sanayi Bakanlığı yürütünce ödemeler ağır aksak ilerledi. Tasfiyenin 5 yılda bitirilmesi gerekirken, sadece bakiyesi küçük olanlara ödeme yapıldı. Büyük miktarda alacağı olanlara ise “Size sıra daha gelmedi” dendi.
Vatan Gazetesi'nin haberine göre, 700 milyon dolara yakın alacağı olan 69 bin 872 kişiye 'kur çok arttı, kriz var' bahanesi ile Eylül ayından bu yana da tam 6 aydır ödeme yapılmıyor. İhlas Grubu yasal olarak herhangi bir pürüzle karşılaşmamak için de sahibi olduğu Türkiye Gazetesi ve televizyonu aracılığıyla seçimler öncesi eşi benzeri görülmemiş bir AKP propogandası yapıyor.
70 bine yakın İhlaszede'ye Eylül ayından bu yana tek kuruş ödeme yapmayan Enver Ören, sahibi olduğu Türkiye Gazetesi ve televizyon kanalı ile iktidara destek veren haberlerin dozunu iyice artırdı.
İhlas Finans, 2001 yılında battığında ardında 1 milyar doların üzerinde alacağı bulunan 200 bine yakın hesap sahibi bırakmıştı. 2002 yılında Tasfiye Masası kuruldu ve borçların ödeneceği söylendi. Tasfiyenin 5 yılda bitirilmesi gerekiyordu ancak 8'inci yıla girildiği halde ödemelerin ağır aksak gitmesi İhlaszedeler'in hep tepkisine neden oldu. İhlaszedeler, İhlas Finans tasfiyesinin neden diğer finans kuruluşları gibi TMSF nezdinde yürütülmediğine de bir türlü anlam veremediler.
Ödemelerde göz boyanıyor
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın kontrolünde yürüyen tasfiyede ise bugüne kadar gelinen nokta çok tatminkar olmadı. Her ne kadar İhlas Grubu, alacağı olanların yarısına yakınının borcunun temizlendiğini söylese de, borcu temizlenenlerin alacak miktarlarının çok düşük olduğu dikkat çekti. Bu konuda İhlaszedeler tarafından kurulan internet sitelerinde yapılan yorumlarda “İhlas göz boyuyor. Ödeme yapıyor görüntüsü vermek için 300-500 dolarlık bakiyesi olanlara ödeme yapıyor” eleştirileri dikkat çekti.
4 bin dolarını alamayan Kütahyalı vatandaşın durumu şikayet etmesi üzerine İhlaszedeler'e Eylül ayından bu yana ödeme yapılmadığı da ortaya çıktı. Şikayeti değerlendiren Sanayi Bakanlığı İhlaszede'ye “Kriz var, sıranız gelince alırsınız” diye cevap yazdı.
Tarih 21 Ağustos 2008, 12:05. Yazan keyifliblog.
Etiket:
antivirüs, bilgisayar, bilim, e posta, ekran, internet, para, pratik, program, register, solucan, teknik, teknoloji, ticaret, versiyon, yazılım, yeni
Raporda, sanal dünyada suç işleyen kişilerin, güvenlik açıklarından
yararlanmayı sağlayan yeni otomasyon tekniklerini ve stratejilerini
bugüne değin hiç olmadığı kadar hızlı bir biçimde benimsemeye
başladıkları belirtildi.
Tarayıcılarla bağlantılı olan çevrim
içi istismar örneklerinin yüzde 94’ünün, güvenlik açıklarının resmi
olarak açıklanmasından sonraki 24 saat içinde meydana geldiği
kaydedilen raporda, sıfırıncı gün saldırıları (zero-day attacks) olarak
bilinen bu saldırıların, kişilerin sistemlerinde onarılması gereken bir
açık olduğunu fark etmeden önce internette yer almaya başladığı ifade
edildi.
Bu suçları işleyen organize olmuş grupların internet
üzerinde yeni araçları uygulamaya koyduğu belirtilen raporda,
“araştırmacılar tarafından internette yayınlanan exploit code
yazılımları, daha çok sayıdaki sistemi, veri tabanını ve kişiyi riske
atıyor. Bu olgu, sanal dünyada suç işleyenlerin istismar yöntemlerinin
oluşturulup dağıtılmasını sağlayan otomasyon araçlarını geliştirip
benimsemeleri ve araştırma sektöründe açıkların ortaya çıkarılmasına
ilişkin bir protokolün olmaması nedeniyle daha da güçleniyor” denildi.
Raporda, 2008’in ilk 6 ayı boyunca web tarayıcılarına yönelik
saldırıların yaklaşık yüzde 78’inin tarayıcı eklentilerini hedef
seçtiği ifade edilerek, bir defaya mahsus olarak yapılan “manuel”
saldırıların yerini, giderek otomatik ve büyük çaplı saldırıların
aldığı, ortaya çıkarılan güvenlik açıklarının yarısından fazlasının WEB
sunucusu uygulamalarıyla bağlantılı olduğu vurgulandı.
İSTENMEYEN E-POSTA GÖNDERENLER DAHA BASİT YÖNTEMLERE GERİ DÖNDÜ
2007
yılının karmaşık, istenmeyen e-postalarının (görüntü tabanlı veya dosya
eki biçiminde istenmeyen e-posta gibi) neredeyse tamamen ortadan
kalktığı, bunların yerini basit, istenmeyen URL e-postalarının aldığı
kaydedilen raporda, şu anda kullanılan istenmeyen e-postaların yaklaşık
yüzde 90’ının istenmeyen URL e-postası olduğu bildirildi.
Raporda, Rusya’nın, “istenmeyen e-postaların çoğunun kaynak ülkesi
olma” özelliğini hala koruduğu, dünya genelinde dolaşımda olan
istenmeyen e-postaların yüzde 11’inin Rusya, yüzde 8’inin Türkiye ve
yüzde 7,1’inin ise ABD kökenli olduğu belirtildi.
Çevrim içi
oyunlar ve sanal topluluklar rağbet gördükçe, bu tür oyun ve
toplulukların sanal dünyadaki suç işleyenler için cazip birer hedef
haline geldiği ifade edilen raporda,finans kuruluşlarının, internet
dolandırıcılarının ilk 20 hedefinin 18’ini oluşturmaya devam ettiği
belirtildi.
Güvenli sanallaştırmanın öneminin arttığına işaret
edilen raporda, sanallaştırmayla bağlantılı olan güvenlik açıklarının
sayısının 2006 yılından bu yana 3 kat arttığı, sanal ortamlar
yaygınlaştıkça bu sayının artmaya devam edecek gibi göründüğü ifade
edildi.
IBM X-Force Operasyon Müdürü Kris Lamb, yaptığı
değerlendirmede, bu yılın ilk yarısındaki en önemli sorunun, güvenlik
açıklarında görülen artış olduğunu vurgulayarak, bir güvenlik açığının
ortaya çıkarılması ile bunun istismar edilmesi arasındaki sürenin ciddi
ölçüde kısaldığını ve genel anlamda güvenlik açıklarının çoğaldığını
belirtti.
Tarih 07 Temmuz 2008, 11:31. Yazan keyifliblog.
Etiket:
araba, banka, ekonomi, finans, kamyon, kredi, minibüs, oto, otobüs, otomobil, para, satış, ticari araç
Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) verilerine göre Türkiye otomotiv pazarında Ocak-Haziran dönemi binek ve hafif ticari araç satışları yüzde 12,82 oranında artarak 233 bin 169 adetten 263 bin 50 adede yükseldi. Tarih 07 Temmuz 2008, 11:19. Yazan keyifliblog.
Etiket:
banka, finans, haber, haberbaz, haberler, hırsız, para, polis, soygun, tünel
Ziraat Bankası'na kazdıkları tünelden giren şahıslar, bankanın bireysel kasalarının bulunduğu yere girdiler. İçi dolu 13 kasadan 11'ini açan hırsızlar, para ve kıymetli eşyaları aldılar. Polis ekipleri, bankanın içindeki tünelin diğer ucunu bulamadı. Sivil savunma ekipleri çağrıldı. Tünelin içine duman basıldı ama nafile... Hırsızların içeri nasıl girdiği yahut girdiyse bile nasıl çıktığı anlaşılamadı...
TÜNEL KAZIP GİRDİLER
Ankara Balgat Ceyhun Atıf Kansu Caddesi üzerindeki Ziraat Bankası Balgat Şubesi'ne kazdıkları tünelden giren hırsızlar, bireysel kasalara girerek, para ve kıymetli eşyaları çaldılar. Geldikleri yerden geri giden hırsızlar izlerini kaybettirdi.
Banka alarmının çalması üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, banka görevlileri ile birlikte yaptıkları araştırmadan sonra, hırsızların tünel kazarak bankaya girdiklerini tespit etti.
TÜNELİN DİĞER UCU BULUNAMADI
Olay yerinde yapılan incelemede, tünelin içine giren görevli polis memurları, tünelin daralması nedeniyle belli bir noktadan sonra ilerleyemedi.
Bankanın yanındaki binayı araştıran polis ekipleri, yan binada tünel açılmasıyla ilgili bir bulguya rastlamadı.
TÜNELE DUMAN VERDİLER, BANKAYI DUMAN BASTI
Sivil savunma ekipleri daha sonra tünele içerden ve dışardan duman vererek, bankaya nerden girildiğini tespit etmek istedi. Bu çabasında başarılı olamayan ekipler, dumanın geri tepmesiyle bankada oluşan yoğun dumanı boşalttı.
ÇALIŞMALAR YARINA ERTELENDİ
Yaklaşık 10 saat süren çalışmalar sonuç vermeyince ve havanın da kararmasıyla çalışmalar yarına ertelendi.